Duygular Felsefesi
Duygular Felsefesi

Homeros’un ünlü Odise Destanı'ndan yola çıkarak duygular üzerine soruşturma yapıyoruz.

Destan, Komutan Odise liderliğindeki 12 Yunan gemisinin, Truvalılar’a karşı kazanılan zaferin ardından, 10 yıl süren eve geri dönüş yolculuğunu konu almaktadır. Bu eğitimde, bu destandaki bazı hikayelerden yola çıkarak Duygular Felsefesi alanındaki 4 konuyu tartışıyoruz: Mutluluk, Özgürlük, Sevgi, Cesaret.*

1. Hafta: Lotus Adası ve Mutluluk

Büyük fırtınanın ardından Lotus Adası’na düşen Komutan Odise ve askerleri, burada sihirli lotus şurubuyla karşılaşırlar. Bu şuruptan içenler, bütün sorunlarını ve sorumluluklarını unutup hep mutlu olurlar. Odise, içeni sürekli mutlu yapan ve kaygılarını unutmasını sağlayan lotus şurubunu içmeli midir, içmemeli midir?

2. Hafta: Sirenler’in Adası ve Özgürlük

Odise ve askerleri büyüleyici sesleriyle şarkı söyleyen Sirenler’in adasına yaklaşmıştır. Onların büyüleyici sesini duyan herkesin, o sese ulaşmak için denize atlayacağını ve ölümle karşılaşacağını bilmektedirler. O yüzden Odise, tüm askerlerine kulaklarını balmumuyla tıkamalarını söyler. Kendisini ise kulakları açık, geminin direğine bağlatır. Odise bu muhteşem sesin etkisi altına girer ve ona ulaşamadığı için çok üzülür. Askerlerinden biri sesi merak eder, kulaklarındaki balmumunu çıkarır ve denize atlar. Diğer askerler ise Odise’ye itaat ederler ve Sirenler’in sesini çok merak ettikleri halde, kulaklarından balmumunu çıkarmazlar. Şimdi burada özgür olan kimdir? Sirenler’in sesini duyan ve acı çeken Odise mi, Sirenler’in sesini duyan ve ölüme giden asker mi, yoksa Sirenler’in sesini duyma merakından vazgeçerek hayatta kalan askerler mi?

3. Hafta: Kalipso’nun Adası ve Sevgi

Odise, büyük fırtınanın ardından yarı baygın bir halde su perisi Kalipso’nun  adasına düşer. Kalipso ona bakar, onu iyileştirir ve ona aşık olur. Odise ise evine ve onu bekleyen karısına ve çocuğuna kavuşmak ister. Odise, Kalipso’nun ‘bu adadan kurtulmak istiyorsan beni sevmeli ve benimle evlenmelisin’ isteğine nasıl cevap verebilir?

4. Hafta: Phaiaklar’ın Adası ve Cesaret

Odise, Phaiaklar’ın adasına düştüğünde, kimliğini unutmuştur. Ne Odise kendisinin kim olduğunu bilmektedir, ne de Phaiaklar karşılarındaki kişinin Odise olduğunu bilmektedirler. Gece olunca Phaiaklar konuklarına Odise’nin savaş hikayelerini anlatırlar. Hikayenin bir yerinde Odise’nin savaşa gitmemek için deli rolü yaptığını anlatırlar. Odise, kendi hikayesinin anlatıldığından habersiz, bu adamın ne kadar korkak olduğunu söyler. Phaiaklar ise öyle olmadığını söylerler, çünkü Odise’nin savaşa giderse 20 yıl dönemeyeceğini kahinlerden öğrendiğini, o yüzden deli rolü yaptığını söylerler. Odise, savaşa gitmemek için deli rolü yapan bir korkak mıdır, yoksa haklı gerekçesi olan cesur bir insan mıdır?

* Bu eğitimi, Peter Worley’nin The If Odyssey adlı kitabından faydalanarak hazırladık.

Worley, Peter. The If Odyssey: A Philosophic Journey Through Greek Myth and Storytelling for 8-16 Year-Olds. London: A&C Black, 2012.

 

Detay
Etik Sorular
Etik Sorular

Bu eğitimde, dört hafta boyunca bazı etik sorular üzerine araştırma yapıyoruz.

Bu sorular, sırasıyla: Doğru Olana Karar Vermek, Doğru Olanı Yapmak, İnsan Olmanın Nitelikleri, Doğa-Kültür İkiciliği.*

1. Hafta: Ada Cumhuriyeti

Büyük fırtınanın ardından bir ıssız adaya ulaşıyorsunuz. İnsan yalnız başına doyurucu bir hayat yaşayabilir mi? İletişim için dile, doğru davranışlara ve kurallara ihtiyaç duyar mı? Sonrasında adanın ıssız olmadığını fark ediyorsunuz, sizin gibi fırtınadan kurtulup adaya ulaşan insanlarla karşılaşıyorsunuz. Adanıza bir isim vermeniz gerekiyor, nasıl bir arada karar vereceksiniz? Fikir birliği, oy çokluğu, liderin kararı? Bir arada yaşamak için “doğru olan”a karar vermenin doğası nedir?

2. Hafta: Giges’in Yüzüğü

Giges, keşif gezilerinden birinde, antik dönemden kalma kalıntılar arasında bir altın yüzük bulur. Yüzüğü alır ve evine döner. Eve varınca, yüzüğü parmağına takar ve o da ne? Bir anda görünmez olur. Bu inanılmaz olay karşısında yüzüğü parmağına takıp çıkarıp test eder ve yüzüğün görünmezlik gücü verdiği sonucuna varır. Eğer öyleyse, şimdi bu görünmezlik yüzüğüyle ne yapacak? İstediğini mi yapacak, doğru olan şeyleri mi, yoksa kötü şeyler mi?

3. Hafta: Mutsuz Prens

Bir zamanlar uzak bir ülkede çok mutsuz bir prens yaşarmış. Bir gün çiftlikte mutlu mesut oynayan hayvanları izlerken, “Keşke şu mutlu domuzcuk olsam!” demiş. Ama bu dileğinin gerçek olacağını öğrenince telaşa kapılmış ve düşünmeye başlamış. Mutsuz bir prens olmak mı, yoksa mutlu bir domuzcuk olmak mı?

4. Hafta: Kurbağa ve Akrep

Akrep, “beni sırtında karşıya geçirebilir misin?” diye sormuş kurbağaya ve “kesinlikle sana iğnemi batırmayacağım” diye söz vermiş. Ama yolun yarısına geldiklerinde, sözünü tutamamış. “Ne yaptın, ikimiz de öleceğiz” demiş kurbağa. Akrep de “Ne yapayım, doğam böyle!” demiş ve ikisi birlikte suya batmışlar.  Bu durumdan kimi sorumlu tutacağız?

* Bu eğitimi, Peter Worley’nin The If Machine adlı kitabından faydalanarak hazırladık.

Worley, Peter. The If Machine: Philosophical Enquiry in the Classroom. London: Continuum International Publishing Group, 2011.

Detay
Sanat Felsefesi
Sanat Felsefesi

Bu atölye çalışmasında, sanat felsefesi alanındaki tartışmalara odaklanıyoruz.

Sırasıyla, sanat eserinin ayırt edici özelliği, sanat eserinin dünyayı temsili sorunu, güzellik ile sanat ilişkisi, müzik eserinin doğası ve sanata duyulan ihtiyaç üzerine çalışıyoruz. Uyaran olarak sanat tarihinden çeşitli tablolar, müzik eserleri, heykeller, fotoğraflar, enstalasyonlar ve bazen de bu sanat eserleri üzerine yazdığımız küçük hikayeler kullanıyoruz.

1. Hafta: Hangisi Sanat Eseri?

Çocuklar odaya girdiğinde yerde bir çok fotoğrafla karşılaşırlar. Bunlar, bazı klasik ve modern eserlerin fotoğrafları. Fakat atölye yürütücüsü bu sandalyenin ve şu pisuarın da bir sanat eseri olduğunu söylüyor. Bu nasıl mümkün olur? Bir pisuar nasıl sanat eseri olabilir? Ya da bir sandalye? Bir nesneyi sanat eseri yapan şey nedir? Resim, enstalasyon, heykel, video vb. sanat formlarının benzerlikleri ve farkları neler olabilir?

2. Hafta: Dört Ağaç, Dört Resim

Resimde gördüklerimiz dünyada gördüklerimize benzemeli mi? 4 farklı tarzda resmedilmiş 4 ağaca baktığımızda, gözümüzle gördüğümüz ağaçlara benziyor mu? Benzemeli mi? Bir resmi sevmemiz için onun dış dünyaya benzemesi gerekli midir? Ressamlar neden benzer ağaçları farklı şekillerde resmederler?

3. Hafta: Mona Lisa’nın Gülüşü, Notre Dame’ın Kamburu’na Karşı!

Resimleri beğendiğimizde genellikle “Güzel!” diye tepki veriyoruz. Peki, sanat güzel olmak zorunda mıdır? Ya da güzel olan şeyler sanat mıdır? Ya çirkin resimler? Çirkin bir resim sanat eseri olur mu? Çirkin olan güzel bir şekilde resmedilirse o resim güzel midir?

Uzun bir zaman güzellikle birlikte anılan resmin güzel ve çirkin ile girdiği ilişkiye bakıyoruz. Güzellik ve sanat arasındaki ilişkiyi yeniden gözden geçiriyoruz.

4. Hafta: Müzik, Ses, Gürültü ve Sessizlik!

Ses ve müzik arasında bir fark var mı? Gürültü müzik olabilir mi? Sessizlik müziğin bir parçası mı? Doğadaki sesler sanat eseri olabilir mi? Hayvanlar müzik yapabilir mi? John Cage’in 4'33''’ü, Justin Bieber’in pop şarkıları, Céleste Boursier-Mougenot’un enstalasyonları üzerinden sanat ve ses arasındaki ilişkiyi konuşuyoruz.

Bu felsefi tartışmada çocuklar farklı müzik parçaları, sanat enstalasyonları üzerinden müziğin doğası üzerine bir tartışma yürütüyor.

5. Hafta: Sanat Nerede?

Resim, müzik, sinema heykel hepsi sanat ve müze gibi mekanlarda sergileniyor. Peki sanat başka nerelerde var, nerelerde yok? Nerede olmalı nerede olmamalı? Yemekler, video oyunları, televizyon programları, çizgi filmler, metrodaki grafitiler, sokak binalarındaki resimler, binalar, şekerlemeler, oyunlar, mobilyalar, otomobiller, spor... Hayatımızda sanatın yeri ne kadar var?

Dünyada sanatsız yaşayabilir miyiz araştırmasından sonra, sanat olmayan bir dünyayı kurmaya çalışıyoruz. Bakalım başarılı olabilecek miyiz?

Detay